image

''Senin rengin hangisi?''

5 Haziran 2023 Pazartesi

DEVE TABANI



 


Bu bitkinin yaprakları kalp, oval ya da yuvarlak şekilde olabilir. Henüz küçükken kapalı halde olan yapraklar büyüdükçe sanki yırtılmışçasına ayrılır. Bu şekle Türkçe kaynaklarda delikli form denilse de yabancı kaynaklarda Swiss Cheese Plant olarak yer alır. Bu şekilde denmesinin sebebi ise yaprakların açıldıkça İsveç peynirini andırmasıdır. 

Deve tabanı bitkisinin uzun sapı, koyu yeşil ve parlak rengi, derin görünümlü yaprakları ile göz doldurur. Dekoratif olması sebebiyle mimar ve tasarımcıların sıklıkla kullandığı yeşilliklerdendir.

Deve tabanına sahip olan kişiler için bakımı nasıl yapılır sorusu ayrı bir öneme sahiptir. Bakım işlemleri oldukça kolaydır. Önemli olan zaman ve sabır gereksinimidir. 

Monster bitkisi aydınlık mekanları fazlasıyla sever, hele ki doğrudan güneş ışığı onun için vazgeçilmezdir. Fakat nemini de iyi ayarlamak gerekir. Kurumuş toprakla güneş ışığına maruz bırakıldığında kısa zamanda solar. Hava akımından hızlı şekilde etkilenen bu bitkinin yaprak uçlarında hızlı şekilde solmalar oluşur. Bunların önüne geçmek, bitkinin hayatını kurtarmak demektir. 

Hawaii ve Seyşeller'in doğasından gelen monster, sert geçen kış aylarında kendini hemen salar. Bu sebeple ülkemizde bahçe değil genelde iç mekan bitkisi olarak kullanılır. 

Ülkemizde Akdeniz Bölgesi'nin kıyı şeridi ile Ege Bölgesi'nin rüzgarsız alanlarında çok güzel yetiştirilebilir. Kökleri dar alanları sevmediği için geniş saksılara dikmelisiniz.

Deve Tabanı Sulama

Nem, deve tabanı çiçeğinin en sevdiği şeylerin başında gelir. Fakat suyunun çok soğuk olmamasına, mümkünse normal sıcaklıktaki suyla sulanmaya özen gösterilmelidir. Bu özelliği, tropikal bitki olmasından kaynaklıdır. 

Sulama suyu olarak kullanacağınız su, çeşmeden direkt doldurduğunuz su olmamalıdır. Bir süre dinlendirilmiş, mümkünse kireçlerinden arındırılmış olmalıdır. Sulama esnasında direkt olarak suyu dökmek de yanlıştır. Mümkünse sprey şişeler yardımıyla bitki nemlendirilmelidir.

Suyu vermeniz gereken dönemler de hava sıcaklığına göre değişkenlik göstermektedir. Sıcak geçen yaz aylarında her gün sulama yapılabilir. Fakat soğuk geçen sonbahar ya da kış dönemlerinde toprağın ıslaklığı kontrol edilerek su verilmelidir. Özellikle kasım, aralık, ocak ve şubat aylarında az sulama yaparak bitkinin toprağını dinlendirebilirsiniz. Bununla birlikte eğer ki saksının tabanında bir tabak varsa burada biriken su boşaltılmalıdır. Boşaltılmadığında bitki, köklerinden çürümeye başlar.

Deve tabanı çiçeği doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır çünkü ışığın geldiği yöne doğru eğilir. Bu da saksı içerisindeki çiçeğin orantısız görünüme sahip olmasına sebep olabilir. Ev içerisinde yetiştirdiğiniz çiçeği yarı gölgede konumlandırmalı ve güneş ışığına göre devamlı olarak saksıyı çevirmelisiniz. Böylece çiçeğiniz hem eşit şekilde büyüyecek hem de daha simetrik görünecektir.

Çiçek, özellikle kış aylarında 15-18 derece arasındaki sıcaklıklara ihtiyaç duyar. Sıcaklığın 10 derece altına düşmesi ise bitki için olumsuz koşulları oluşturur. Deve tabanı bitkilerinin yapraklarından su damlaması durumu bazen meydana gelebilir. Bunun sebebi ise bitkiye aşırı su verilmesidir.

Deve Tabanı Bitkisi Toprağı ve Bakımı

Deve tabanı bitkisinin toprağı kumlu normal bahçe toprağı ya da torflu topraklardan olmalıdır. Ekildiği saksıdaki toprağın elle bastırılmak suretiyle sıkıştırılmasından hoşlanmaz. Köklerinin sıkışmasından da hoşlanmayan bu bitkinin toprakları aralıklı olmalı ve saksısı da geniş olmalıdır. Bu sebeple dışarıdan aldığınız bitkiyi eve geldiğinizde daha geniş bir saksıya yeni toprak ile ekmelisiniz. Saksı değişimini 2 senede bir tekrarlamanız yerinde olacaktır.

Deve tabanı bitkisinin hem saksı ve toprak hem de bakım şartları yerindeyse oldukça fazla büyüme gösterebilir. Büyümesini yavaşlatmak istiyorsanız tepe budaması yapmalısınız. Fakat bu sefer de bitki, yanlara doğru büyüyecektir. Bitkinin budamasını neresinden yaparsanız yapın köklere dokunmamaya özen gösterin.

Deve Tabanı Bitkisi Çoğaltma

Deve tabanı bitkisi herkes tarafından sevilen, özellikle yapraklarına hayran olunan bitkilerdendir. Asil duruşu sayesinde pek çok iç mekanda yer alan bu bitki, çok kez çoğaltılmak istenmektedir. Bitkinin çoğaltılması ise oldukça basittir. 

Bu bitkiyi çoğaltmanın birkaç yolu vardır. Bunlardan biri, tepe çeliklerini kullanarak çoğaltmaktır. Bunun için yazın başlangıcını beklemeniz gerekir. Haziran ayının başlangıcıyla birlikte bitkinin dolgun bir yaprağı içerecek şekilde uç sürgünlerinden kesim bunu bir toprak üzerine dikmelisiniz. Dikeceğiniz toprak kum ve torf ile karıştırılmış olmalıdır. Yaklaşık bir ayda köklenme başlayacaktır. Eğer bulunduğunuz bölgeye yaz mevsimi geç geliyorsa o halde temmuz ayını bekleyebilirsiniz. 

Bitkinin fazla uzamaması için yaptığınız tepe budama işleminde elinizde kalan tepeleri de çoğaltma işleminde kullanabilirsiniz.

Diğer bir yöntem de hava kökü olan dalın hemen altından düz uçlu bir bıçak ya da makas ile kesmek ve suyun içinde bekletmektir. Fakat bu şekilde çoğaltmak için uzun süre beklemeniz gerekir. Çünkü bu kök 15 santimetreyi bulmadan toprağa ekemezsiniz.

Saksı değişimi yaptığınız sırada güçlü kökleri sürgünlerinden ayırabilir ve kök ayırma yöntemi denilen bu yöntemle deve tabanı bitkisini çoğaltabilirsiniz.

Deve tabanı bitkisinin yaprakları büyümüyor ve bitkinin boyu uzamıyorsa yerini ya da saksısını sevmemiş olabilir. Bitkinin saksını değiştirirken köklerinin bir kısmından ayırıp iki farklı saksıya dikebilir, bu şekilde de çoğaltma yapabilirsiniz.

Deve Tabanı Bitkisi Meyve Verir Mi? Meyvesi Yenir Mi?

Deve tabanı bitkisi meyve veren bir bitkidir. Meyvesinin tadı da muz ve ananas karışımıdır, yani oldukça lezzetlidir. Çoğu kaynak 3 yaşından küçük olan meyvelerin yenmemesi gerektiğini söylese de uzmanlar meyvesinin hiçbir şekilde yenmemesini, yüksek alerjik reaksiyonlara sebep olabileceğini söyler. Bazı kaynaklarca meyvenin çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylense de bu kaynaklara itibar edilmemesi gerektiğini belirtmeliyiz.

Deve Tabanı Bitkisi Hastalıkları

Deve tabanı bitkisi, çok gölge ortamı sevmeyeceği gibi çok güneş ortamı da sevmez. Bu bitkiyi hakkıyla yetiştirmek ve hastalık kapmasını engellemek istiyorsanız yarı gölge ortamda tutmalısınız. Yeterli güneş ışığı almayan ya da çok ışık alan bitkiler mantar üretmeye yatkındır. Bu durumlara dikkat edildikten sonra bitkinin herhangi bir şekilde hastalık kapması ya da yapraklarının sararması gibi durumların meydana gelmesi neredeyse imkansızdır.

Deve tabanı bitkisinde böceklenme nadiren görülür. Bunun önüne geçmek için de yapraklar üzerindeki tozları düzenli olarak almak gerekir. Nemli bir bezle yaprakları hafifçe silmek yeterli olacaktır.

Deve Tabanı Bitkisi Faydaları

Deve tabanı bitkisinin yaprakları ezilerek merhem haline getirilebilir. Bu merhem şişlerin, morlukların ve çıbanların üzerine sürülerek kısa bir süre bekletildiğinde iyileşme süresi hızlanır. Merhem halinde kullanıldığında göğsü yumuşatma, öksürüğü hafifletme özellikleri de bulunur. Fakat bu şekilde uygulamadan önce doktora danışmanız, sağlık problemlerinizin çözümlerini doktorda aramanız önerilmektedir.

VERİ TABANLI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

 

Veri Güvenliği Neden Önemlidir?

Veri güvenliği önemlidir, çünkü bir ihlal işletmeniz için ciddi sonuçlar doğurabilir. IBM ve The Ponemon Institute’a göre 2020’deki ortalama bir veri ihlali için harcanan tutar 3,86 milyon dolardır.

Bir veri ihlaliyle ilişkili doğrudan maliyetlerin en büyük kısmı, takip eden iş kaybından kaynaklanır. Bununla birlikte, CMO’ların %71’i bir ihlalin en büyük etkisinin marka değeri olduğu konusunda hemfikirdir.

Bir marka değerlendirme ajansı olan Interbrand’e göre, bir markanın değerinin büyük bir kısmı “markanın satın alma kararlarında oynadığı rolden” gelir. Başka bir deyişle, güçlü marka değeri, müşterilerinizin ürün veya hizmetleriniz için ödeme yapma istekliliğini gerçekten artırabilir.

Ancak bu aynı zamanda zayıf marka değerinin tam tersi bir etkiye sahip olabileceği anlamına da gelir. Araştırmalar, tüketicilerin %65 ila %80’inin verilerini sızdıran bir şirkete olan güvenini kaybedeceğini gösterdiğinden (marka değerine büyük bir darbe), bir ihlalin yaratabileceği potansiyel etki, markanızı gelecek yıllarda  da etkileyebilir.

Güven kaybının marka imajınız üzerindeki gerçek etkisi, büyük ölçüde ihlalin ayrıntılarına, bunun müşteriyi nasıl etkilediğine vb. faktörlere bağlıdır.

Veri Güvenliği vs Veri Koruması vs Veri Gizliliği

Veri güvenliği, genellikle “veri koruma” ve “veri gizliliği” gibi benzer terimlerle karıştırılır, çünkü bunların tümü verilerinizin güvenliğini sağlamanın yollarını ifade eder. Bununla birlikte, bu terimler arasındaki fark, ilk etapta bu verilerin güvenliğinin sağlanmasının nedenlerinde ve bunu yapmanın yöntemlerinde yatmaktadır.

Veri güvenliği, verilerinizin yetkisiz erişime veya bu verilerin açığa çıkmasına, silinmesine veya bozulmasına neden olabilecek kullanıma karşı korunması anlamına gelir. Bilgisayar korsanlarının verilerinizi kullanmasını önlemek için şifreleme kullanmak, veri güvenliğine bir örnek olabilir.

Veri koruma, yanlışlıkla silinmeye veya kaybolmaya karşı koruma sağlamak için yedeklerin oluşturulması veya verilerin çoğaltılması anlamına gelir. Verilerinizin bir yedeğini oluşturmak, veri korumaya bir örnek olabilir. Bu sayede verileriniz bozulursa (veya sunucularınız doğal bir felaket tarafından tahrip edilirse), bu verileri sonsuza kadar kaybetmezsiniz.

Veri gizliliği, verilerinizin nasıl işlendiğiyle ilgili endişeleri ifade eder. Çerezleri kullanarak web sitesi ziyaretçilerinden veri toplamak için onay alınması veri gizliliğine örnek olabilir.

Veri Güvenliği Riskleri

Aşağıda, her büyüklükteki işletmenin hassas verileri korumaya çalışırken karşılaştığı birkaç yaygın sorun bulunmaktadır:

1. Kazara Maruz Kalma (Accidental Exposure)

Veri ihlallerinin büyük bir yüzdesi, kötü niyetli bir saldırının sonucu değil, hassas verilerin ihmal edilmesinden veya kazara açığa çıkmasından kaynaklanır. Bir işletme çalışanlarının, kazara veya güvenlik politikalarından haberdar olmadıkları için değerli verileri paylaşması, bunlara erişim vermesi, kaybetmesi veya yanlış kullanması yaygındır.

Bu büyük sorun, çalışan eğitimiyle değil, aynı zamanda veri kaybı önleme (DLP) teknolojisi ve iyileştirilmiş erişim kontrolleri gibi diğer önlemlerle de çözülebilir.

2. Kimlik Avı ve Diğer Sosyal Mühendislik Saldırıları

Sosyal mühendislik saldırıları, saldırganlar tarafından hassas verilere erişmek için kullanılan birincil yöntemdir. Kişileri manipüle etmeyi veya kandırmayı, özel bilgi sağlama veya ayrıcalıklı hesaplara erişim sağlamayı içerir.

Kimlik avı, sosyal mühendisliğin yaygın bir biçimidir. Güvenilir bir kaynaktan geliyormuş gibi görünen ama aslında bir bilgisayar korsanı tarafından gönderilen mesajları içerir. Hedef alınan kişilere özel bilgiler sağlanarak kötü amaçlı bir bağlantıyı tıklamaları sağlanır. Bu yüzden saldırganlar cihazlarının güvenliğini tehlikeye atabilir veya bir şirket ağına erişim elde edebilir.

3. İçeriden Tehditler (Insider Threats)

İçeriden tehditler, bir işletmenin verilerinin güvenliğini istemeden veya kasıtlı olarak tehdit eden çalışanlardır. Üç adet içeriden tehdit türü vardır:

Kötü niyetli olmayan içeriden bilgi – Bunlar, yanlışlıkla, ihmal yoluyla veya güvenlik prosedürlerinden habersiz oldukları için zarar verebilecek kullanıcılardır.

Kötü niyetli içeriden bilgi – Bunlar, kişisel kazanç için aktif olarak veri çalmaya veya işletmeye zarar vermeye çalışan kullanıcılardır.

Güvenliği ihlal edilmiş içeriden bilgi – Bunlar, hesaplarının veya kimlik bilgilerinin harici bir saldırgan tarafından ele geçirildiğinin farkında olmayan kullanıcılardır. Saldırgan daha sonra meşru bir kullanıcı gibi davranarak kötü amaçlı etkinlik gerçekleştirebilir.



CAPTCHA

 


CAPTCHA nedir?

CAPTCHA (İnsan ve Bilgisayar Ayrımı Amaçlı Tam Otomatik Genel Turing Testi), sorgulama-yanıt doğrulaması olarak bilinen bir güvenlik önlemidir. CAPTCHA spam ve şifre çözme koruması sağlanmasına yardımcı olur. Bunun için sizden basit bir testi yanıtlamanızı isteyerek şifre korumalı bir hesaba girmeye çalışan bir bilgisayar değil insan olduğunuzu kanıtlamanızı sağlar.

CAPTCHA testleri, deforme edilmiş bir resim şeklinde görünen rastgele oluşturulmuş harf ve/veya rakam dizisi ile bir metin kutusu olmak üzere iki temel parçadan oluşur. Bir testi geçmek ve insan olduğunuzu kanıtlamak için resimde gördüğünüz karakterleri metin kutusuna girmeniz yeterlidir.

Google neden CAPTCHA kullanıyor?

Google, bilgilerinizin güvenliğini sağlama konusunda kararlıdır. CAPTCHA, hesabınıza yalnızca doğru şifreye sahip bir kişinin girmesini sağlayarak uzaktan dijital giriş yapılmasını engeller. CAPTCHA'nın işe yaramasının nedeni, bilgisayarların deforme edilmiş bir resim oluşturup yanıtı işleyebilmesi ancak testi bir insanın geçmesi için çözmesi gereken şekilde çözememesidir.

Google dahil olmak üzere birçok web hizmeti, hesaplara yetkisiz girişi önlemek için CAPTCHA kullanır. Banka veya kredi kartı hesabı gibi hassas bilgilere erişim sağlayan diğer web sitelerinde de CAPTCHA kullanımına rastlayabilirsiniz.

Google ne zaman CAPTCHA kullanır?

Google, en hassas hesap erişim noktalarındaki güvenliği artırmak için CAPTCHA kullanır. Şu durumlarda CAPTCHA ile karşılaşabilirsiniz:

  • Yeni bir Google hizmetine (Gmail, Blogger, YouTube) kaydolurken
  • Bir Google Workspace Hesabının herhangi bir sürümüne kaydolurken
  • Mevcut bir hesabın şifresini değiştirirken
  • Üçüncü taraf cihaz veya uygulamalarda (iPhone , Outlook, ActiveSync gibi) Google hizmetlerini kurarken

 

Bir CAPTCHA resmini görme konusunda sorun yaşıyorum. Ne yapabilirim?

Bir CAPTCHA resmini göremiyor veya metni okuma konusunda sıkıntı yaşıyorsanız, yeni bir resim almak için tarayıcınızı yenileyin.

CAPTCHA'lar temel olarak resimleri kullansa da, görme engelliler için sesli sürümleri de mevcuttur. Sesli sürüme erişmek için metin kutusunun yanındaki Uluslararası Erişim Simgesi resmi (tekerlekli sandalye simgesi) olarak görüntülenen bağlantıyı tıklayın. Bu resim için alternatif metin, "Dinleyin ve sonra duyduğunuz rakamları yazın" şeklindedir. CAPTCHA, işitme ve görme engelliler topluluğu için desteklenmez.



ANTİVÜRÜS PROGRAMLARI VE KULLANIMI

 



Antivirüsler 1990’ların sonunda, bilgisayarlara bulaşan zararlı yazılımları tespit ve yok etmek amacıyla ortaya çıkan bilgisayar programlarıdır. İlk zamanlarda sadece trojan gibi ilkel ama zararlı virüsleri tespit edip yok etmek için kullanılıyorlardı. Teknolojinin gelişmesiyle daha kompleks hale gelen zararlı yazılımlara ve saldırı şekillerine karşı kullanılmaya başladılar, bu süreç içinde işleyiş biçimleri daha karmaşık hale geldi. Antivirüs programları günümüzde sadece virüsleri değil, genel anlamda her türlü potansiyel tehdit unsurunu belirleyip, yok etmeye çalışıyor.

 

Antivirüs türleri nelerdir? 
Antivirüs üreticisi firmalar temelde ev ya da kurumsal kullanım için çözüm üretmeye çalışıyor. İkisi arasında çeşitli farklar olsa da, her müşterinin ihtiyacına uygun güvenlik çözümü getirilmesi amaçlanıyor.

 

İyi bir antivirüs yazılımından ne beklemeliyiz?
Antivirüs üreticisi firmaların en başta yapmaları gereken, sayıları ve etki alanları günden güne artan siber saldırılara karşı kendilerini ve ürünlerini sürekli olarak güncel tutmak. Bu yüzden antivirüs programları sık sık güncellenmeli ve son zamanlarda ortaya çıkan çeşitli zafiyetlere, zararlı yazılımlara veya saldırı şekillerine karşı güncel ve korunaklı olmalı. Bu programlar, güvenilir olmalarının yanında üzerinde çalıştığı bilgisayarın performansını maksimum düzeyde korumalı, diğer programların düzgün şekilde çalışmasını engellememelidir.

 

Antivirüs programları ne tür zararlı yazılımları tespit edebilir ?
Dijital saldırılar büyük bir hızla çeşitlenip artıyor. Fidye yazılımları, casus yazılımlar, trojan virüsler, solucan yazılımlar, kripto para madenciliği yaptıran zararlı yazılımlar, bilgisayarınızı zombi bilgisayara çevirebilen zararlı yazılımlar, kimlik hırsızlığı yapan zararlı yazılımlar gibi birçok zararlı yazılım türü özellikle kurumsal tarafta birçok şirketi sıkıntıya sokuyor. Günümüzde kullanımda olan antivirüs programları, bu tarz yazılımları belirleyip, yok edebiliyor.

 

Nasıl çalışıyorlar?
Antivirüs programları genel olarak çok geniş bir zararlı yazılım tanımlama veritabanına sahip. Bu veritabanı, çeşitli zafiyetler veya yazılımlar keşfedildikçe güncelleniyor ve müşterilerin güncel saldırılara karşı korunması hedefleniyor. Antivirüs programları, üzerinde çalıştıkları bilgisayarda zararlı bir yazılımla karşılaştıklarında bu zararlı yazılımın ‘hash’ adını verdiğimiz dijital imzasını, imza tabanlı veritabanındaki örneklerle karşılaştırıyor ve tanımlı olan zararlı yazılımı bilgisayardan yok ediyor. İmza tabanlı veri tabanlarında var olmayan güncel virüslerin tespiti ise halen üzerinde çalışılan ve geliştirilmekte olan bir alan. Antivirüs programları günümüzde bu soruna karşı da çeşitli özellikler kullanarak, sistemlerde veya dosya dizinlerinde tespit ettikleri bir anomaliyi de kullanıcıya bildiriyor ve sürdürülen işlemi durduruyor.

 

Türkiye’de ve dünyada sıklıkla kullanılan antivirüs programları
ESET, Kaspersky, Bitdefender, Norton, Avast, McAfee, F-Secure, avg gibi yazılımlar Türkiye ve dünyada en çok tercih edilen antivirüs programları arasında yer alıyor.


Hangi antivirüs programını tercih etmeliyim ?
Hangi antivirüs programını tercih edeceğiniz sorusuna net bir cevap verebilmek mümkün olmasa da bu konuyla ilgili bağımsız şirketlerce yapılan çeşitli karşılaştırma testleri ve araştırmaları mevcut. Şimdi de bu testlerden birine birlikte göz atalım ve bu programların arasında ne gibi farklar olduğunu inceleyelim.
2021 Mart ayında yapılan bir araştırmanın sonuçları aşağıdaki gibidir:


YAZILIMSAL GÜVENLİK ÖNLEMLERİ


Bilgisayar korsanlarıyla alakalı haberleri hemen hemen her gün daha çok duymaya başladık. Bilgisayar güvenliğinin düşündüğümüzden daha önemli bir konu olduğunu unutmamız gerek.

Zaten halihazırda bugüne kadar belli güvenlik önlemleri almış olabilirsiniz. Sisteminize büyük güvenlik yazılımları eklemiş olabilirsiniz. Kablosuz ağlarınızı çok güvenli bir şekilde şifrelemiş olabilirsiniz. Belki de kendinizi fidye yazılım saldırılarından nasıl koruyacağınızı biliyorsunuzdur. Bunlar çok faydalı önlemler, fakat bu sistemler gerçekten kusursuz bir şekilde çalışıyor mu, yani bilgisayarınız ve bilgileriniz gerçekten güvende mi?

Güvenliğinizi test etmiyorsanız, yanlış veya eksik bir kurulumunuz olabilir ve siz bunu fark etmekte zorlanabilirsiniz. Bu yazımızda ücretsiz bir şekilde güvenliğinizi test edebileceğiniz bir kaç yöntemden bahsedeceğim.

1) Ayarlarınızı Test Edin
Sizi büyük ölçüde rahatlatacak olan Microsoft Baseline Security Analyzer’ı kullanabilirsiniz. Bu ücretsiz uygulama sayesinde Windows ve Office ayarlarınızı herhangi bir olası sorun için kontrol edebilirsiniz.

İlk olarak kullanıcı hesabı ve şifrelerinizi kontrol edecektir. Herhangi bir hesabın zayıf veya engelli bir şifresi varsa sizi uyarır. Zayıf veya engelli şifreleri olan hesaplar, bilgisayar korsanları için kolay bir avdır. Ayrıca MBSA otomatik güncellemeler ve bilgisayarınızda bulunan yönetici hesaplarınız gibi birçok hesap ayarlarını da kontrol eder.

Paylaştığınız klasörlerinize dikkat edin. MBSA paylaşıma açık olan bütün klasörlerinizi gösterir. Geçmişte bazı özel veya gizli klasörler açmış olabilirsiniz. Ağınızdaki herkes bu klasörlere erişebilir. Bu yüzden sadece paylaşmak istediğiniz klasörleri paylaştığınızdan emin olun.

2) Tarayıcınızı Güncelleyin
Tavsiyemi dikkate alıp, tarayıcınızı en güncel ve en güvenli sürüme güncellemelisiniz. Ancak güncel bir tarayıcı sadece başlangıçtır. Tarayıcı eklentilerinizin de güncel olduğundan emin olmanız gerekir. Güncel olmayan bir eklenti tarayıcınızı ve bilgisayarınızı saldırıya açık hale getirebilir.

Bilgisayarınızdaki kullandığınız veya kullanmadığınız bütün tarayıcıları açın ve Mozilla’nın Eklenti Denetleyicisine gidin. Tarayıcıya yüklenen her eklentinin güncel olup olmadığını gösterecektir. Firefox'a ait bir eklenti olsa da Internet Explorer, Chrome ve diğer tarayıcılar için de çalışabilir.

3) Güvenlik Duvarınızı Test Edin
Güvenlik duvarı, güvenlik kurulumunun temellerinden biridir. Güvenlik duvarı, bilgisayar korsanlarının kurbanlarını ararken bilgisayarlarını çevrimiçi olarak görmelerini engeller. Bilgisayarınızın nerede olduğunu bilseler bile, güvenlik duvarı onları dışarıda tutar.

Eğer virüsünüz varsa ayarlarınız siz haberiniz olmadan değişmiş olabilir ve port ayarlarınızda bir yanlışlık olduğunda bilgisayar korsanlarının eline bir koz vermiş olursunuz. PortTest gibi test hizmetleri sağlayan uygulamalar, bilgisayarınızın görünmez olduğundan emin olmak için güvenlik duvarınızı tarar. Ve eğer o sizi görebiliyorsa, bir hacker da görebilir.

4) Dosyalarınızdan Tamamen Kurtulun
Dosyalarınızı silmeniz onları yok ettiğiniz anlamına gelmez. Günlerce hatta haftalarca sabit diskinizde kalabilirler. Aslında sildiğinizi düşündüğünüz dosyalarınız da ele geçirilebilir. Bu nedenle, artık ihtiyacınızın kalmadığı dosyaları kalıcı olarak silmek iyi bir fikirdir. Verilerinizi kalıcı olarak silmek için internetten faydalı kaynaklar bulabilirsiniz.

Tabii ki kalıcı olarak silmek için talimatları tam olarak uyguladığınızda da güvenemeyebilirsiniz. Emin olmak için Recuva gibi bir dosya kurtarma programı başlatın. Eğer kalıcı olarak sildiğiniz dosyalar uygulama tarafından bulunamıyorsa artık güvendesiniz demektir.

5) Facebook Ayarlarınızı Kontrol Edin
Bilgisayarınız bilgilerinizi sakladığınız tek yer değildir. Facebook’ta insanların aktif olarak uzun süreler geçirmesi de dolandırıcılar için bir fırsata dönüşebilir.

Gizlilik ayarlarınız doğru ayarlanmış olsa bile tehlikede olabilirsiniz. Facebook gizlilik ayarlarını düzenli olarak güncelleyin. Sizler düzenli olarak yapılan değişiklikleri uygulamazsanız, yabancı insanlar bilgilerinizi görebilirler.

Bu yüzden “Başkasının Gözünden Gör” modu çok kullanışlıdır. Profilinizin genel veya belirli insanlara nasıl göründüğünü gösterir. Bilgilerinizden herhangi birinin yanlış ayarları varsa onu görmenizi sağlar. Facebook'a gidip Ayarlar > Zaman Tüneli ve Etiketleme'yi açın. Bu sayfada yer alan “Başkasının Gözünden Gör”ü tıklayın. Bu sayede profilinizin yabancılara veya dilediğiniz kişiye nasıl göründüğünü tam olarak görebileceksiniz.

Profilinizde paylaştığınız her şeyi düzenleyebilirsiniz. Her bir öğenin sağında, aşağı doğru üçgen şeklinde bir simge olacaktır. Bilgileri görebilen kişileri seçmek için buraya tıklayın. Facebook gizliliğinizi etkileyen farklı ayarlar da var. Hepsini olabildiğince incelemeye çalışın ve tedbiri elden bırakmayın